Bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için teşekkürler…

GERİ DÖN

  Belki hayata, belki aşka, belki yalnızca bir kaleme açılan yepyeni bir sayfa insanı delicesine heyecanlandıran. Her ne kadar şimdilerde iki kere tıklanıp da açılan veya enter’lanan bir word dosyası olsa da, heyecan verir bir beyazlığa düşen ilk kelimeler.

  Onca aşkı, onca savaşı, onca hikayeyi, onca söylemek istenip de utanılanı taşıyor bize şu kağıt parçaları. Belki de okuma yazma bile bilmeyen, bilemeyen işçilerin elinde dönüşüyor ağacın den hali, kağıdın e haline. Ağaçtan kağıda dönüşüp de, reenkarnasyonlanarak bize intikal ediyor her türlü bela, her türlü mutluluk bir beyaz sayfa üzerinde.

  Şey yasasının ney bendine göre düzenlenen mahkeme kağıtları, bizi de arasında görmekten mutluluk duyan nikah davetiyeleri, aidatını, trafik cezanı bildiren borç sayfaları, soluk benizli icra kağıtları, her gün bizim adımıza düşünüp da başlıklar atan gazete sayfaları, düşüne kaşına yazılıp da düşüneni içeri tıkan anayasa yaprakları, aşk mektupları, savaş stratejileri, hesap adisyonları ve daha bir çok çağrı, birçok karar, birçok ilanın bizlere iletildiği şu masum bembeyaz sayfacıklar.

  Okuma yazmayı öğrendiğimizde girdi hayatımıza bu ağaç müsvetteleri. İlk başlarda emir kipleri yağdırdık durmadan tüm sayfalarımıza. Ali okula git. Oya topu tut. Kaya bal al. Sonraları bir kelime öğrenmek için onlarca sayfayı heba ettik; 100 kere kalem, 500 kere silgi, 1000 kere ismimizi yazarak. Sayfaları itinayla düzenlenmiş, renkli kapaklar takılmış, süslenip püslenmiş, defterler geçti ellerimize. Hatıra Defteri deyiverdik onlara, eşe dosta yazdırdık. Eş dost da kırmadı bizi yazdı hatıra defterimize, bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için teşekkürler, diye. Biz de sakladık eşin dostun yazdığını, yıllar sonra açıp bakar ve tatlıca gülümseriz, diye. Ve bakıp da gördük ki, tüm dostlarımız aynı şeyi yazmış, garipçe.

  Hemen hepimizin vardı böyle hatıra defterleri. Kimimizin hatıra defteri 1.sınıf kuşe kağıttan, kimimizin 2.sınıf, kimimizin ki ise bok rengi saman kağıttan. Ama hemen hepsine aynı şeyi yazıyorduk. Bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için teşekkürler, diye. Kimimizin kalbi 1.sınıf, kimimizinki 2.sınıf, kimimizin kalbi yok, kimimizinki ise ikiye ayrılıyor alt sınıf üst sınıf, diye.

  Hitler’de de vardı bu hatıra defterlerinden, Lenin’de de, Clinton’da da, Özal’da da, Marks’da da, Mussolini’de de, Elvis Presley’de de, Castro’da da, Alaattin Çakıcı’da da, Mehmet Ağar’da da, Kenan Evren’de de, William Shakespear’de de, Haldun Taner’de de, Safiye Ayla’da da, Atatürk’de de, İnönü’de de, Türkeş’de de, Sultan Süleyman’da da. Kimisinin defteri kuşe kağıt 1.sınıftı, kimisinin defteri kana bulanmış, kimisinin sayfaları dağılmış, kimisininki kaybolmuş, kimisinin defteri ise devlet sırrı çok gizli. Ve kuvvetle muhtemel hepsinin defterinde de en az bir kez “bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için teşekkürler” diye yazmaktaydı.

 

Sermiyan Midyat

+PAYLAŞ